2-Bir çay bardağı kaynar suya,1 çay kaşığı havuç tohumu konulur.Kısık ateşte birkaç dakika kaynatılır.10 dakika demlendirilir ve sabah,öğle ve akşam tok karnına içilir.
3-Kakule toz haline getirilir.Günde birkaç defa 0,5 gram kap halinde alınır.
4-Tere-su teresi sıkılırarak suyundan günde 1 bardak içilir.
5-Bir bardak kaynar suya 10 gram kantaron bitkisi konulur.10 dakika bekletilerek öğle ve akşam yemeklerinden önce 1 bardak içilir.
6-Bir bardak kaynar suya 2 gram papatya konur.10 dakika bekletilip günde 1 bardak sabahları aç karnına içilir.
7-Bir bardak kaynar suya 2 tatlı kaşığı dövülmüş kereviz tohumu konulur.10 dakika bekletilip günde 3 bardak yemeklerden önce içilir.
İcerik
İştahsızlık için doğal çözüm önerileri
Gönderen Bitkiler Etiketler: Ahmet Maranki, beslenme, İştahsızlık, sağlıkForm sante Dergisi 1- Bağırsak florasının bozulması: Fareler üstünde yapılan araştırmalar, bağırsak florasının düzenine göre kalori kaybının değişebileceğini göstermekte. Vücudunuzda oluşan bu dengesizlik az yemenize karşın kilo almanıza yol açabiliyor. Aynı zamanda “gram” kategorisinde yer alan zararlı bakteriler kanınıza karışarak aşırı kilo alımı ve diyabet hastalıklarına da yol açabilir. 2- Yetersiz uyumak: Yapılan araştırmalar uyku süresiyle obez olma riski arasında güçlü bir bağlantı olduğunu gösteriyor. Geceleri 4 saatten az uyuyan kişiler, 7 - 9 saat uyuyan kişilere göre kilo alımında daha yüksek bir risk taşıyor. Uyku eksikliği olduğunda mideniz açlık hormonu salgılıyor. Bu durum yemeği fazla kaçırmanıza sebep oluyor. Uyku ritminin ve uyku düzeninin bozulması sonucu vücutta bazı kimyasal değişiklikler meydana geliyor. Bu durumda ise diyabet, hiper-tansiyon gibi ciddi hastalıklar ortaya çıkabiliyor. 3- Besinlere ambargo koymak: Bedeni tek tip beslemek, yemeklerde aşırı seçici davranmak, belli besinleri sofradan tamamen çıkarmak kilo alımına sebep olabiliyor. Çünkü vücudumuzun tüm besin gruplarını dengeli ve yeterli tüketmesi gerekiyor. Ayrıca alkol alımına bağlı olarak tüketilen diğer besin maddelerinin de (kızarmış patates, cips vs) vücutta gereksiz bir kalori ve yağ deposu olarak kalacağını unutmamak gerekiyor. 4- Stresi kontrol edememek: Bir çok kişi sinirli veya üzgün olduğu zaman yaptığı ilk iş buzdolabına yönelmek oluyor. Çünkü bu zamanlarda vücutta salgılanan kortizol hormonu iştah açıyor. ABD’de son yıllarda yapılan araştırmalar stresin doğrudan vücudumuzda yağ birikmesine yol açtığını ve bunun sonuçu olarak kilo alımına sebep olduğunu gösteriyor. 5- Gece atıştırmaları: Genelde gün boyu yeterli besin tüketmeyen, stresli ve yoğun çalışanlarda azalan enerjiyi yükseltmek adına tüketilen gece yemekleri, en olmadık saatte aşırı kalori alımını sağlayarak vücudun yağlanmasına neden oluyor. 6- Yanlış ilaç kullanımı: Genellenemese de bazı ilaçların kullanımı (antidepresanlar, hormon ilaçları, kortizon vs.) bazı kişilerde kilo artışı ve şişmanlık sorununda tetikleyici rol oynuyor. Bu ilaçların kullanımının kan şekerinde düşmeye (hipoglisemi) ve insülin seviyelerinde kilo artırıcı düzeyde artmaya yol açtıkları araştırmalarla ortaya konmuş. Bu ilaçlar kullanılırken beslenmeye ayrıca dikkat edilmesi ve günlük hareket miktarının artırılması yerinde olur. 7- Yeterli su içmemek: Su yerine çay, kahve, gazlı içeçekle vücudun sıvı ihtiyacını karşılamak, zayıflamamızı engelleyen en önemli nedenlerden biri. Çünkü metabolizma için besin kadar önemli bir yeri olan su, kortizol hormonu salgılanmasını durdurarak gereksiz yemek yemeyi ve kabızlığı engelliyor. 8- Hareketsizlik: Gün içinde hareketsiz kalmak kilo vermenin önünde duran en büyük engel. Güne erken başlamak ve 7-8 saatten fazla uyumamak, kısa mesafeler için taşıt kullanma yerine yürümek, asansör yerine de merdiven kullanmak vücut aktivitesinin artırılmasına yardımcı oluyor. 9- Tiroit yetmezliği: Tiroit yetmezliği metabolizmayı yavaşlatan ve bu nedenle kişilerde önceki kilolarına göre yüzde 15-30 oranında kilo alınmasına neden olan bir hastalık. Bu nedenle tiroit bezi yetmezliği tedavi edilmeden kilo vermek oldukça zor. 10- Genetik miras: Gen araştırmaları, şimdilerde şişmanlıkla ilgili araştırmaların en önemli ayağını oluşturuyor. Çünkü, açlık hissinin sorumlusu olarak bazı genler görülüyor. Tek yumurta ikizleriyle yapılan araştırmalar gösteriyor ki vücut ağırlığımızın yüzde 70’ine kadar olan kısmını genlerimize, sadece yüzde 30’luk bir bölümünü ise çevre faktörlerine borçluyuz. 11- Kalsiyum eksikliği Herkes kalsiyumun sağlıklı kemiklere sahip olmak için gerekli olduğunu biliyor. Ancak araştırmalar kalsiyum açısından zengin olan yiyeceklerle beslenenlerin vücut kitle indekslerinin daha düşük olduğunu gösteriyor. Kaynak: Form sante
Bağışıklık sistemini güçlendiren besinler asagıdadır
Vitamin A :
Balık karaciğer yağı, karaciğer
Beta karoten (proVitamin A) :
Havuç, ıspanak, kavun, kayısı
Vitamin B2 (Riboflavin) :
Tüm hububat, yağsız et, süt, yumurta, karaciğer, kuru maya
Vitamin B6 (Pyridoxine) :
Tüm hububat, yağsız et, süt, yumurta, karaciğer, kuru maya ve muz
Folik Asit :
Yeşil yapraklı sebzeler, etler
Pantotenik asit :
Bira mayası, baklagiller, alabalık, tüm hububat
Vitamin C :
turunçgiller, çilek, karnabahar
Vitamin E :
Yeşil yapraklı sebzeler, yumurta sarısı, karaciğer, buğday
Selenyum :
sarımsak, baklagiller, balık, kuşkonmaz
Demir :
Karaciğer, bezelye, yumurta sarısı, kuşkonmaz
Çinko :
Karaciğer, soya fasulyesi, ayçiçeği tohumları
Magnezyum :
Yeşil yapraklı sebzeler, fındık, deniz ürünleri
Manganez :
Muz, kepek, ananas, fındık
Protein :
Yağsız et, kümes hayvanları, balık, yumurta, baklagiller, karnabahar, ayçiçeği tohumları
Antioksidanlar :
turunçgiller, baklagiller, tüm hububat